Sanat: Pera Ressamları


Pera'nın eski sakinleri...


Osmanlı dönemine kadar giden bir hikaye bu. Sergi Pera ressamlarının o yıllarda yapmış oldukları çalışmaları ve dayanışmalarını anlatıyor. Tarihe ve İstiklal'e farklı açılardan bakan bu sergi, sizi eski öyküleri dinleme ve İstiklal'e farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor.


Pera Ressamları ve Pera Sergileri 13 Nisan - 8 Ma-yıs 2010 tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi ve İstiklal Caddesi'nde düzenlendi. Tarihimize ışık tutan bu sergi 1845 ile 1916 yılları arasında yaşamış Pera ressamlarının eserlerini gün yüzüne çıkarıyor.


İstanbul'un en kozmopolit, geçmiş-le ilişkisi en güçlü semtlerinden Pera resim odaklı bir yaşamı günümüze taşıyor. Sergi, atölyeleri o yıllarda Pera'da kurulmuş. Sergide dönemin sanat ortamını yansıtan gazete yazılarını görmek mümkün.


Pera'lı ressamları kendi aralarındaki ilişkileri, işbirliğine dönüşen dostluklarıyla beraber değerlendirme fırsatı sunuyor. Sergi bir anlamda izleyicileri Pera sokaklarından, han ve pasajların içinden, vitrinlerin önünden geçirerek Beyoğlu'ndan Pera'ya götürüyor.


Sergi Norgunk Yayıncılık ve Dr. Seza Sinanlar Uslu tarafından tasarlanan ve gerçekleştirilen bir sergi. Osmanlı Resim Tarihi'nde yaşamış olan Şeker Ahmed Paşa, Pierre Desiré Guillemet, Fausto Zonaro, François L.Prieur Bardin, Hippolite Berteaux, Leonardo De Mango, Civanyan gibi ressamlar önemli bir yere sahiplermiş. Bu isimlerin yanısıra Lina Gabuzzi, Virginia Stolzenberg, Hélène Patriano ve Thalia Floras gibi kadın ressamlar tanınan ve beğenilen ressamlarmış. War-nia-Zarzecki, Alexandre Vallaury, Schranz gibi dönemin güzel sanatlar öğretmenleri hep Pera'da sanat ortamlarında buluşurlarmış.


Sergi Fransızca gazete STAMBO-UL'un başyazarı Régis Delbeuf ve Le Comte Prétextat ile Paris'te yayımlanmış L'Art et Les Artistes dergisi yazarı Adolphe Thalasso'nun gözünden yansıtılıyor. Hangi sanatçının ne zaman, nerede, hangi eserini sergilediğini, sergiyi kimin, nasıl eleştirdiğini gözler önüne seren sergide izleyiciler, Fransız Kültür Merkezi Sergi Salonu'nda yer alan büyük bir pano üzerinde sanatçı atölyelerini, sergi mekanlarını ve o yıllarda resim araç ve gereçlerini satan dükkanların yerlerini görebilme imkanı da bulacaklar.


Plan uygulaması Mimar Hakan Taştan'a, pano uygulaması ise Mimar Çelik İngin'e ait olan pano, 1858 Cociffi, 1905 Goad haritalarından ve günümüz vaziyet planlarından yararlanılarak hazırlandı.


Yörsan Hayatım Dergisi olarak biz de Pera Ressamlarına ait olan sergiyi gezmek istedik. Serginin fikir mimarlarından olan, Yıldız Teknik Üniversitesin Sanat Tarihi ve Tarih konularında eğitim veren Dr. Seza Sinanlar Uslu ile Fransız Kültür Merkezi'nde bir araya geldik.


Sizi tanıyabilir miyiz? Bu sergi nasıl oluştu?

Sanat tarihçisiyim. Sanat tarihi üzerine eğitim gördüm. Sanat tarihi lisans diploması aldıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde tarih yüksek lisans yaptım. Yüksek lisans döneminde kendi alanımda çok önemli bilgiler edindim. Sanat tarihi hakkında geniş bir perspektife sahip oldum. Sonrasında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde doktora yaptım.


Doktora çalışması için yurtdışında bulunma imkanım oldu. Giderken araştırmanın nereye varacağını bilmiyordum. Bakalım ne çıkacak diyordum. Karşıma çok özel bir kütüphane çıktı. Bibliotheque Nationale de France (BNF) -Fransız Ulusal Kütüphanesi eşi olmayan kütüphanelerden biri. Bu kütüphane Paris'te bulunuyor.


Periyodik yayınların bulunduğu büyük binasından özellikle bir zamanlar yayınlanmış Fransızca gazetelerin tam koleksiyonlarına rastladım. Bu gazeteleri okumaya başlayınca benim açımdan doktora tezimin araştırma kısmının en büyük serüveni yaşanmaya başlamış oldu. Tez bitmeden okuduklarımdan yola çıkarak bir sergi yapma fikrini edinmiştim. Bir şekilde bunu gerçekleştirmek istiyordum. Tez bittikten sonra işe koyuldum. 2008 yılında İstanbul'un "Avrupa Kültür Başkenti" olması bir fırsat oldu. Başvurularımızı yaptık. Bazı kurumlar projeyi reddetti. 2010 ajansı projemizi beğendi ama bütçemizi beğenmedi. 2010 ajansı bu projeyi desteklememiş oldu. Biz de sonrasında ne olursa olsun dedik ve kendi başımıza kendi bulacağımız sponsorlarla bu işi yapmaya karar verdik. Norgunk Yayıncılık ile çalıştık. Hem kitap yayınları yapıyorlar hem de sergi ve benzeri etkinlikleri yapıyorlar. İşlerini çok iyi yapan insanlar. Bana çok büyük destekleri oldu. Tasarım, organizasyon ve prodüksiyon kısmını onlar üstlendiler. Ben de bütün araştırmayı ve malzemeyi sergiye vermeye çalıştım.


Sergi hangi alanlardan oluşuyor?
Sergimiz bulunduğumuz mekanda tek kattan oluşuyor. Sergiyi vitrin sergileri esprisinden hareketle yaptık.1807' lerden itibaren şu anki adıyla İstiklal Caddesi'nde, eski adıyla Pera Caddesi'nde pek çok dükkan bu sanatçıların eserlerini vitrinlerinde sergilemiş. Esnaf ne satarsa satsın bu resimleri sergilemiş. Dolayısıyla İstiklal Caddesi üzerinde tespit ettiğimiz noktalarla görüştük. Toplam otuz sekiz mekandan yirmi üç tanesi teklifimizi kabul etti. Bazı mekanlar sergi yapılabilecek konumda değildi. Aralarında kapalı olanlar vardı. Biz bu yirmi üç noktanın vitrinlerine bir takım panolar koyarak sergiyi oralara da taşımış olduk. Pano koyduğumuz dükkanda o tarihlerde nasıl işletmeler varmış, hangi dükkanlar varmış bunları anlatmaya çalıştık. Binanın orijinal olup olmadığını, orada yapılmış etkinlikleri tarihleri ile anlatan çalışmalar yaptık. Dolayısıyla mekanlara katkımız oldu. Bu bir resim sergisi değil. Ressamların arasındaki ilişkileri anlatan bir sergi. Sergimizdeki büyük panomuzda İstiklal'i anlatan bir haritamız var.

Bu ilişkilerden örnekler verebilir misiniz?


Üzerine düşmediğimiz ya da bilmediğimiz konuları yan yana getiriyor. Mesela Osmanlı resim tarihinden Fransız Pierre Desiré Guillemet'in 1873'li yıllarda resim yapması için saraya çağrıldığı biliniyor. Sultanın davetlisi olan ressam, işin uzadığını görünce eşini de saraya aldırmış ve burada bir atölye kurmuşlar. Sonrasında bu atölye okul olarak kullanılmış ve burada özel dersler verilmiş.


Pierre Desiré Guillemet öldükten sonra akademinin kapandığı düşünülüyordu. Kimlerin burada eğitim gördüğü bilinmiyordu. Hangi adreste ders verildiği belli değildi. O binanın neresi olduğu hiç araştırılmamış. Başka bilgilerle yan yana getirdiğimizde akademi ayağa kalkmış oldu. Yine sergi içerisinde Virginia Stolzenberg isimli bir hanım sanatçı var. Bu kadın ressamın ilk resim eğitimini bu akademide aldığı anlaşılıyor. Akademiyi kuran kişiden bizzat resim dersleri almış ve akademinin öğrencisi olduğu ortaya çıktı. Şimdi bu tür bilgiler yan yana gelince hem o mekanlar canlanıyor hem bu ilişkiler ortaya çıkıyor. Okuması zevkli panolarımız var. İnsanı çok yormayan ve görsellerle desteklenen çalışmalar. Bu bilgileri okurken bugün orasının neresi olduğunu görüyorsunuz. Örneğin İngiliz Konsolosluğu'nun tam karşısında üç katlı bir şarap evi bulunuyor. İçeri girdiğinizde hemen duvarda sizi başka bir plaka karşılıyor. Orada da ressamlar hakkında bilgi ve eserleri bulunuyor. Biraz bilmeceli ve bulmacalı bir sergimiz var. Elinize bir kart alıp sokakları dolaştırmaya iten bir sergi.


Bir diğeri ressamların vazgeçilmez enstrümanları olan fırça gibi kullanmış oldukları malzemelerdir. Bunların satıldığı dükkanları gösteren bir haritamız var. Katoloğun içerisinde son sayfada etkinliğe katılan dükkanların adreslerini bulmak mümkün. Ayrıca cumartesi günleri tur düzenliyoruz. Sadece bu bilgileri söyleyip kaçmayalım istedik. Önce sergiye dair konuşuyoruz. Sonra kendimizi İstiklal'e vuruyoruz. Bütün mekanları dolaşıyoruz. 2010 sebebiyle mekan programları çok doluydu. Fransız Kültür Merkezi bize "Evet." dedi. Onlara teşekkür ediyorum.